19 Mayıs 2020 Salı

Dönüşüm - Franz Kafka

Kafka insanları aydınlıkta ya da karanlıkta görür, kendisi karanlıkta yer almaktadır. Karanlık aslında azınlığı ya da ezilmiş kesimi temsil eder. Dönüşüm kısa, ama üzerinde konferanslar verilen bir hikaye. Gregor'un bir böceğe dönüşmesi, sanki bir iş kazası ile olumsuz bir olayın yaşanmasını anlatıyor. Dönüşüm, sadece Gregor'un bir böceğe dönüşmesini değil, Grete'nin idealize edilmiş kişiye dönüşümünü anlatıyor. Sebebini bilmiyorum ama Kafka'nın hayatını okuduktan sonra ikinci kez bu hikayeyi okudum ve daha çok etkilendim. Gregor aslında hiç ümidini kaybetmiyor ama onu istemeyen ailesi Gregor'u çoktan silmiş durumdalar, bu kısmı çok üzücü. Kafka'nın mutlu sonu yoktur denilir, bütün eserlerini okumadım ama doğru olabilir.

Aşağıdaki tanıtım bülteni ve fotoğraf www.dr.com.tr sitesinden alınmıştır.


Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden) 


İlk olarak 1915’te yayımlanan Dönüşüm, hikâyenin kahramanı Gregor Samsa’nın kendini bir sabah dev bir haşereye dönüşmüş halde bulmasıyla başlar ve hayatındaki değişiklikleri aktararak devam eder. Edebiyat dünyasında Kafka’nın en popüler eserlerinden biri sayılan yapıt, sade bir dille okuyucuya “toplumun farklı olanlara yaptığı muamele” hakkında bir fikir kazandırırken, diğer yandan küçük burjuva toplumlarındaki aile yapılarını en ince ayrıntısına kadar gözler önüne sermektedir. Dönüşüm ile Kafka, bir insanın haşereye dönüşmesini, soyut bir kavram olarak değil de, toplumsal ve felsefi birtakım etkilerle ele almıştır. Kafka; Gregor’un annesi, babası, kız kardeşi Grete, hizmetçileri, patronu, yarattığı diğer karakterler ve tema çeşitliliği ile okuyucuyu kendine bir kez daha hayran bırakır.

Kapak Uygulama: Hazar Ata
Editör: Nil Tuna



Hamur Tipi : 2. Hamur
Ebat : 12,5 x 19,5
İlk Baskı Yılı : 2018
Baskı Sayısı : 1. Basım
Orijinal Adı : Die Verwandlun

19 Nisan 2020 Pazar

1984 George Orwell

Bu kadar güzel bir kitabı neden daha önce okumamışım diye düşündüm, corona günlerine nasip oldu.
1947, 1948 yıllarında yazılmış bir kitap, 1949 yılında basılıyor.
Gelecek öngörüleri içeren kitabının ismi, aslında 48 yılının, 84 olarak rakamlarının yeri değiştirilerek oluşturulmuş. Türkçeye çevrilmesi de, rastlantı sonucu 1984 yılında olmuş.
3. dünya sonrası dünyada 3 büyük güç var. Okyanusya, Avrasya ve Doğu Asya.
Okyanusya, ABD ve İngiltere'yi içine alan bir süper güç, hikaye bu bölgede geçiyor, Winston'ın hüzünlü hikayesini anlatıyor. Hikaye, her ne kadar Londra'da geçse de, aslında sanki Sovyetler Birliği'ni anlatıyor gibi. Yazara bu soru sorulduğunda kabul etmemiş, fakat ikinci dünya savaşı sonrası sanki ısmarlama bir kitap olarak yazılmış.  Düşünce suçu aslında büyük biradere karşı olan düşünçe oluyor.
"Geçmişi kontrol altına alan, bugünü kontrol altına alır" felsefesi ana fikir. Bugün iktidarın yaptığı da bu, tek adam kontrolünde; geçmişi manüple ederek, olmuş olayları yeniden ele alıp, Atatürk'ü yok etmek  ya da başarısız göstermek üzerine bir gayreti var. Bizdeki Atatürk servgisi bitmez ama bu iktidar devam ederse, yeni nesiller Atatürk'ü ya tanımayacak, ya da yanlış tanıyacak.

Kitapda geçen not aldığım sözler;
"Akıllılık çoğunluğa bakarak ölçülmez"
"Bağnazlık bilinçsizliktir"
"Bilinçleninceye kadar asla başkaldırmayacaklar ama başkaldırmadıkça da bilinçlenemezler"

Aşağıdaki fotoğraf ve tanıtım bülteni www.dr.com.tr den alınmıştır.


1984
Distopya olarak nitelendirilen George Orwell’ın bu şahane eseri, geçmişin aslında ne kadar da gelecekten izler taşıdığını ortaya koyuyor. 1948’de kaleme aldığı bu eser ile Orwell, günümüz modern dünyasına bir protesto bırakıyor. Her ne kadar kitabında 1984 yılını tasvir etse de kitabın derinliklerinde bugünden izler de bulabilmeniz mümkün. Bu durumda elbette ki George Orwell’ın ileri görüşlülüğü etkili.

Sovyet Rusya’ya bir eleştiri niteliğinde olan bu kitap, günümüz siyasetinin baskısı, toplumdaki adaletsizliği, insanların tek tipleştirilmek istenmesi, zihnin kontrolü ve bireyselliğin yok edilmesi gibi kavramlar üzerinde de duruyor. Ütopik olduğu kadar gerçekçi yönlere de yer veren roman, sizi yaşadığınız toplum düzeni içerisinde de düşünmeye davet ediyor. Önlem alınmadığı takdirde nerelere sürüklenebileceğimiz konusunda ipuçları veren bu romanı, elinizden bırakamayacaksınız.

Modern Dünyaya Bir Protesto: 1984
Büyük Birader olarak adlandırılan kişi ve onun denetimindeki partisi, Okyanusya yönetiminin başıdır. Okyanusya’da Büyük Birader’in otoritesiyle, toplumda hiyerarşik bir sınıflandırma bulunur. Topluma, tüm insani duygulardan arınmalarını emreden Büyük Birader; ülkede aşkı, erotizmi, bireysel evliliği ve günlük tutmak gibi insani eylemleri de yasaklamıştır. Evlilikler, tamamen devlet kontrolündedir ve amaç yalnızca devlete hizmet edecek çocuklar yetiştirmektir. Diğer yandan, ülkedeki tüm yazılı ve yazısız yayın organları, sadece devlete bağlıdır ve asla kendi düşüncelerinizi ifade etmenize izin verilmez.

Çoğunluğun bu sisteme uyduğu ve itiraz etmeksizin Büyük Birader’e saygı gösterdiği Okyanusya’da, elbette ki sisteme karşı gelen kişiler olacaktır. Bunlardan biri de Doğruluk Bakanlığı’nda çalışan Winston’dır. İçerisinde bulunduğu sıkışmışlık hissi, onu her şeye karşı gelmeye itecektir. Hikayede burada başlar. Winston’ın başkaldırışı, Julia ile olan yakınlaşması ve eylemleri sonucu başına gelenleri George Orwell, büyük bir ustalıkla işlemiştir. Kitabın sonundaysa Winston’ın türlü işkenceler sonucu, devlete bağlı bir vatandaşa dönüştürüldüğüne tanık oluruz.

Bunu Biliyor muydunuz?
George Orwell kitabın geçtiği yıl olarak aslında 1980 yılını seçmiştir. Fakat kitabın tamamlanması, Orwell’ın hastalığının da etkisiyle uzadıkça yılı, 1982 olarak değiştirmiş, sonrasında ise 1984 yılında karar kılmıştır. Bunun nedeni ise Orwell’ın kitabın yazımını 1948 yılında tamamlamasıdır. Orwell, 1948’in son 2 rakamının yerlerini değiştirmeye karar verir. Böylece kitap, 1984 adı ile basılır. 

İlk Baskı Yılı : 2000
Dil : Türkçe

29 Şubat 2020 Cumartesi

Cehaletin İktidarı-Makaleler 1 - İlhan Arsel


Türkiye'de hiç kitap okunmadığının ispatı. Osmanlı hanedanlığı için bu kadar ağır eleştiriler hiç duymamıştım. Normalde böyle bir kitabın büyük tartışmalara neden olması gerekirken, kimsenin haberi bile yok.
Başkanlık sisteminin Türkiye için ne kadar yanlış ne kadar sakıncaları olduğu 2003 yıllında İlhan Arsel tarrafından makaleler halinde dile getirilmiş. Bütün tespitleri doğru bugünlerde başkanlık sisteminin olumsuzlukları yaşayarak görüyoruz.

Kitap fotoğrafı ve tanıtım bülteni www.dr.com.tr sitesinden alınmıştır.


Aydınlanma savaşçısı Prof. Dr. İlhan Arsel’in

eski gazete ve dergi sayfalarında kalan veya

kendi arşivinde bulunup hiç yayımlanmamış olan makaleleri

Arzu Toker tarafından bu kitapta derlendi.



Arsel, bu makalelerinde güncel politika düzleminde

önemli pek çok soruyu yanıtlıyor.

Bir anayasa hukukçusu gözüyle İslamiyette kadının yerini,

din ve devlet ilişkisini, demokrasimizin karşılaşabileceği

sorunları irdeliyor.



Kitapta yer alan bazı konu başlıkları şunlardır:

• İktidarın Cehaleti ve Cehaletin İktidarı • Abdülhamid Hayranları • Osmanlı’ya Özlem

• Haysiyetli Devlet Anlayışı • Susan Kadınlarımız • Şeriatçının Küfürbazlığı

• Şeriatçıyı Tehlike Olmaktan Çıkarmanın Yolu • Şeriatçıya Karşı Savaşım

• Parlamentonun Üstünlüğü • Başkanlık Sisteminin Ülkemiz Açısından Sakıncaları

(Tanıtım Bülteninden)




Hamur Tipi : 3. Hamur
Ebat : 13,5 x 23
İlk Baskı Yılı : 2017
Baskı Sayısı : 1. Basım

Aşkımız Eski Bir Roman - Ahmet Ümit


     Kitap 3 güzel polisiye hikayeden oluşuyor. Bu tarz roman okuyanlar için hikayeler basit gelebilir. Nevzat Başkomiser ve ekibi iş başında, katilleri tahmin etmek zor değil. Bence ilk hikaye en ilginç olanı, kurgu çok güzel, finali daha güzel olabilirdi. Son hikaye ise biraz kitap olsun diye yazılmış sanki.


Aşağıdaki fotoğraf ve tanıtım bülteni www.dr.com.tr sitesinden alınmıştır. 



İstanbul’da bir kanun adamı, sokaklarda bir suç bilgesi. Başkomser Nevzat, karmaşık cinayetleri çözerken insan ruhunun derinliklerinde gezinmeye devam ediyor...

Edebiyat bazen çok tehlikeli olabilir. Anna Karenina, Madam Bovary, Esmeralda ve daha birçok kadın roman kahramanı... Bu muhteşem kadınlara ulaşmaya çabalarken, önce doğru düşünme yeteneğini, sonra da yaşamını yitiren bir adam...
Kimsenin önemsemediği overlokçu bir kızın cinayeti bile önemli sırlar içerir. Katil ve maktul apaçık ortadaymış gibi görünse de hakikat çok derinlerde gizlenmiş olabilir. Ama ne kadar gizlenirse gizlensin, Başkomser Nevzat gibi vicdanlı polisler olduğu sürece karanlık aydınlanacak, adalet mutlaka yerini bulacaktır.
Aşk hiçbir zaman masum değildir. Petersburg’un soğuğundan, İstanbul’un sıcağına gelen bir Rus bilim insanı. İstihbarat servislerini birbirine düşürecek kadar gizemli bir kayboluş. Mutluluğu ararken kendini ölümün kıyısında bulan çaresiz bir âşık...
En zevkli anlar kanlı gerçeklere dönüşebilir…
Cinayetleri çözmek için sadece aklından ve deneyimlerinden değil, yaralı yüreğinden de güç alan Başkomser Nevzat, belki de en çok bu yüzden ayrılıyor benzerlerinden, belki de en çok bu yüzden seviliyor, okunuyor ve hatırlanıyor. Aşkımız Eski Bir Roman, onun bu zorlu serüveninde yepyeni bir halka...
... mesleğini doğru yapmak için cesaret yetmez, aynı anda kocaman bir yürek ister. Ama o yürek çelikten yapılmıyor. Bir süre sonra el bombası gibi gümlüyor. O yüreği zamansız gümletmeyelim Ali. Zalimleri sevindirmenin âlemi yok.

(Tanıtım Bülteninden)


Hamur Tipi : 2. Hamur
Ebat : 13,5 x 23
İlk Baskı Yılı : 2019
Baskı Sayısı : 1. Basım
Dil : Türkçe
Orijinal Dili : Türkçe
Medya Cinsi : Ciltsiz

12 Kasım 2019 Salı

Yabancı - The Outsider - Stephen King

       Harika bir polisiye roman olarak başlıyor, ikinci bölümü bildiğiniz Stephen King kitabı.
Polis karakter analizleri çok başarılı, kararlar ve pişmanlıklara kadar, kanun koruyucuların ikilemde kaldığı bir olay. Bir kişi aynı anda iki yerde olabilir mi ? Biri yüzlerce kişinin önünde, üstelik kameralara yakalanıyor, diğeri ise sapık bir  katil. Ailelerin hayatlarını mahfediyor. İkinci kısım; Meksika kaynaklı olarak anlatılan bir efsaneye dayandırılıyor. Kendini DNA seviyesinde kopyalayan ve rüyalara giren(bazılarının rüya olmadığı sonra ortaya çıktı) bu yaratığa, Türkçe'de Umacı deniyor ama daha önce okuduğum kitaplardan, vampir(vurdalak) özelliklerini de taşıyor.

       Eğer yanılmıyorsam, Bay Mercedes kitabındaki Bill Hodges'un yetiştirdiği ya da yardımcısı dedektif, etkin rol oynuyor. Böyle bir efsanenin gerçek olduğunu herkese ikna ediyor.

      Kitap için söylenecek son söz ise; DNA izlerinin zamanla bozulup, delil olarak kabul edilmemesi söz konusuymuş. Bu yaratığın özelliğinden olsa gerek, çünkü 20 yıl öncesine ait cinayetler bile DNA kalıntıları ile çözülebiliyor.

Aşağıdaki tanıtım bülteni www.dr.com.tr den alınmıştır.

Şehir parkında, vahşice katledilen on bir yaşındaki bir erkek çocuğunun cesedi bulunur. Görgü tanıklarının ifadelerine göre katil, İngilizce öğretmeni, şehrin Küçükler Beyzbol Ligi’nin koçu ve herkesin çok sevdiği Terry Maitland’dır. Parmak izi ve DNA sonuçlarıyla desteklenen diğer kanıtlar da tartışılmaz biçimde onu işaret etmektedir.

Bu korkunç cinayetin dehşete düşürdüğü Dedektif Ralph Anderson, eskiden kendi oğlunun da koçluğunu yapmış olan zanlının, bir beyzbol maçının ortasında, herkesin gözü önünde tutuklanması emrini verir. Ne var ki, Maitland cinayetin işlendiği gün başka bir kentte bir konferansta olduğunu iddia eder ve bu, ilerleyen günlerde tanıklarla, kamera görüntüleriyle doğrulanır. Ralph Anderson ve Bölge Savcısı Bill Samuels bu şaşırtıcı gelişmenin yarattığı çelişkiyi çözmek için delillerin izini sürmeye devam ederken, cinayeti aydınlatmaya çalışan herkes
bilinmezliklerle ve tehlikelerle dolu bir anafora doğru sürüklenmektedir. Stephen King yine hayal gücünün sınırlarını zorluyor, yine usta bir
hikâye anlatıcısı olduğunu kanıtlıyor…
(Tanıtım Bülteninden)

Hamur Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 544
Ebat : 13,5 x 21,5
İlk Baskı Yılı : 2019
Baskı Sayısı : 1. Basım
Orijinal Adı : The Outsider



Oz:Kansaslı Dorothy - Adam Fawer

Kitabın aslını okuyun, herşey Oz büyücüsü kitabının aynısı. Belki farklı olarak biraz daha modernize edilmiş, hologramlar, dijital koridorlar, kontrol sistemleri ve biraz da kendince espiriler.

Böyle bir kitap neden yazılır gerçekten çok merak ettim. Yazarın konu bulamauıp sadece Türkiye'de yayınlanan bu kitabı yazma sebebi tamamen ticari olmalı. Türkiye standartlarına göre başarı elde etmiş önceki iki kitabının adını kullanarak yayınlanmış. Yazarın diğer kitapları Olasılıksız ve Empati'dir.

Üşenmedim bu kitabı bitirdikten sonra kitabın aslını okudum, yani, orjinal kitabın adı Oz Büyücüsü, yazarı Lyman Frank Baum.

Kitabın konusu bire bir aynı, Dorothy 12 yaşında ölüyor ve başka bir evrene geçiyor. Burası aslında bir masal alemi. Cadılar tarafında yönetiliyor, emir komuta zinciri etkin. Zaman kaybetmeyin, bu kitabı okumayın.


Aşağıdaki tanıtım bülteni www.dr.com.tr den alınmıştır.

Dorothy ilk defa öldüğünde on iki yaşındaydı.
En azından bana söylediği buydu.
Delirdiğini düşünmüştüm ama şimdi ona inandığım için esas deli ben miyim diye merak ediyorum.
Öyleysem bunların hiçbirinin önemi yok demektir.
Ama değilsem…
Eh, o zaman dünya benim düşündüğüm gibi bir şey değil demektir.
Üstelik tek bir dünya yok.

Kafanız karıştıysa canınız sıkılmasın. Benimki de karışmıştı.
Okuyun, anlayacaksınız. Sonra karar verirsiniz:
Ben mi delirdim yoksa siz mi?

Hortum seni sürükledi.
Şimdi hikâyeye baştan başlayacaksın.

Aklını, kalbini, duyularını karıştıracak bir dünyayla karşı karşıyasın.
Bu diyarda gündüzler karanlık turuncu, güneş siyah, geceler bembeyaz.
Büyünün yerini bilim aldı.
Hatırladığın herkes, her şey artık çok daha güzel, korkunç, acımasız.

Yeniden keşfetmeye hazırlan: OZ'u ya da kendini!
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 384

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: April Yayıncılık
Sayfa Sayısı : 384
İlk Baskı Yılı : 2016
Dil : Türkçe

5 Kasım 2019 Salı

Yaz - Kürşat Başar

      Kitap sadece güzel değil, harika bir dili var, akıcı, fazla detaya girmeden olayları anlatıyor, sizi dinlendiriyor, keyif alıyorsunuz, kitabı bırakmak istemiyorsunuz. Hikaye Kıbrıs Türkü bir ailenin, rum zulmüne uğraması sonuçlarından kurgulanmış. Hiç bir anlatım abartılı değil, hiç bir şey dramatize edilmemiş. Kaybedilen hayatlar, daha sonraki nesillere yansıması anlatılmış. Kitap o kadar enteresan ki, aslında bir aşktan bahsediyor ama parelelinde çok iyi tespitler var. Emel karakteri öyle bir anlatılıyor ki, tanıdığım iki bayanla %100 örtüşüyor. Sırlarla dolu ve detay vermiyor ama detay isteyen de yok. Murat, dayısının izinden giden bir yazar, aslında herşeyi okuyarak yaşıyor. Kitap okumanın ne kadar güzel ne kadar rahatlatıcı bir yaşam biçimi olduğunu anlatıyor. Yaşam biçimi deyimi hatalı değil, eğer okuma sürelerini arttırırsanız bu dijital dünyada bile başka bir şeyden keyif almamaya başlıyorsunuz. Hiçbir zaman çok iyi bir okuyucu olmadım ama anlatılan ana karakter ve dayısı gibi bir kitap kurdu olmayı çok istemişimdir.

            Kitabın finali hakkında bilgi vermek istemem ama her zaman mutlu sonlardan yanayım. Keşke bu kitapta mutlu sonla bitseydi.

            Bu kitabı okuduktan sonra, Kürşat Başar'ın yazdığı bütün kitapları sipariş ettim.

Aşağıdaki tanıtım bülteni www.dr.com.tr sitesinden alınmıştır.





Onu gördüm ve yaz geldi.


Sanki kapı çalınıp çocukluk arkadaşınız yıllar sonra tekrar çıkagelmiş gibi… 
Unuttuğunuz bir anıyı bulmak gibi…



Çok eskide kalmış, yıllar sonra yeniden duyduğunuz anda geçmiş 
bir zamanı size taşıyan bir şarkı gibi…



Dağ yollarında kaybolduktan sonra birdenbire, bir dönemeçte denizle karşılaşmak gibi…



Yaz… bitmesini hiç istemediğim eşsiz anlar ve hiçbir şeyin, hiç kimsenin sonsuza 
dek benimle kalmayacağını anladığım ayrılıklar mevsimi…



İlk kitabıyla edebiyatımıza benzersiz bir giriş yapan ve yıllar yılı insan yüreğinin, 
özlemin, aşkın, geçmişi geleceğe bağlayan o narin bağların izini süren 
Kürşat Başar, 11 yıl aradan sonra kaleme aldığı yeni romanı Yaz'la okurlarıyla buluşuyor.



Yakın tarihimizin kritik bir döneminde dünyaya gelen, birbiri ardına yaşadığı kayıplara 
rağmen hayata tutunan bir gencin büyüme serüvenini, yüzleşmelerini ve 
bir yaz mevsimi yaşadığı sarsıcı aşkı, arka plana hızla yitip giden İstanbul'u yerleştirerek anlatıyor.



Bir karşılaşmayla değişen hayatın, küçük bir rastlantıyla uyanan arzuların, 
birdenbire gittiğiniz yolu değiştiriveren olayların ve her şartta, her yerde insana devam etme, 
hatta yeniden, yeniden başlama gücü veren o ele gelmez sırrın peşine takılarak...
(Tanıtım Bülteninden)





Sayfa Sayısı: 328



Baskı Yılı: 2014




Dili: Türkçe
Yayınevi: Everest Yayınları

Sayfa Sayısı : 328
İlk Baskı Yılı : 2014
Dil : Türkçe